Balkanlarda Türklüğün Sesi ‘YÜCELLER’

DTCF BİRLİK BULUŞMALARI: 38
Tarih: 05 Mart 2021 Saat: 20.30
Konu: Yugoslavya’daki Yücel Teşkilatı
(Balkanlar, Türkiye ve Türk Dünyasına Yansımaları)

Konuk: Dr. Zeki Gürel
Sunan: Raşid DEMİRTAŞ
Meeting ID: 694 396 4293
Passcode: 6zyAMN

YÜCELCİLER 

Yücelciler yada diğer adıyla Yücel Teşkilatı, var olduğu kısa süre içerisinde Yugoslavya da yaşayan Türklerin tarihine ve yaşamına damgasını vurmuş olan efsanevi bir teşkilattır.

Yücel Teşkilatı II. Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında, 1941 ‘de Bulgaristan’ın Vardar Makedonya’sını işgali ile kurulur. Teşkilatın asıl amacı Türklerin milli varlıklarını, manevi değerlerini, örf ve adetlerini, hak ve hukukunu korumaktır. Yücel adı ise 1944’te Şuayip Aziz tarafından verilir.

İşgal koşullarında kurulan Yücel ,gizli bir yapılanmaya sahiptir. Bunun için kurula, bayrak ve tabanca üstüne el konularak yemin etmek gerekir.

Türklük, Türkiye Cumhuriyeti menfaatleri için gerekirse kanımın son damlasına kadar canını vereceğim söz ile de yemin tamamlanır.

HUNLARIN BALKANLARA İSTİLALARI VE ETKİLERİ

Yücel Derneği, 7 kişiden oluşan bir merkez komitesine oluşmaktaydı ; Başkan Şuayip Aziz İshak, Veznedar Ali Abdurrahman Ali, Sekreter Şerafettin Ferit Süleyman ile üyeler Refik Şefik Mehmet, Kemal Rasim İlyas, Fettah Salih Süleymanpaşiç, Abdülkerim Ethem İbrahim’dir.

Yücel, kuruluş felsefesi doğrultusunda, II. Dünya Savaşı’ndan sonra da faaliyetlerini sürdürür. Yeni Yugoslavya’nın ilk yıllarındaki özgürlük ortamında başarılı çalışmalar yapar. Yine Üsküp Radyosu’ndaki ilk Türkçe yayın ve eğlence programlarını gerçekleştirir. Ancak kominist partinin iktidarını güçlendirmesi ve kontrolü tam olarak ele alması ile birlikte durum değişir. Artık söz konusu olan özgürlükler değil, iktidarın mutlak otoritesidir. Öncelikle de Müslüman yani Türk azınlık meselesi….

Parti bu amacını gerçekleştirmek için 1944’ten itibaren yeni ekonomik, sosyal ve kültürel politikaları uygulamaya koyar. Bunların yetmediği durumlarda da Rankoviç ile yıldırmaya yönelik baskıcı politikaları devreye sokar.

1947 yılının son aylarında gerçekleştirilen operasyonun ilk hedefi kurucu ve yöneticileri olur. Şuayip Aziz  İshak, Ali Abdurrahman Ali, Nazmi Ömer Yakup ve Adem Ali Adem ile aktif üyelerden 11 kişi tutuklanır. Mahkeme süreci tam bir komedidir. Yargılama süreci, Türklere psikolojik baskı oluşturmak için hoparlörle tüm Üsküp’e dinletilir. Sanıklara, kendilerini yeterince savunma hakkı verilmez. Dahası büyük bir siyasi provokasyonu aydınlatma iddiasındaki mahkeme, tüm bunları yaklaşık 5 gün süren yargılama sonucunda ortaya koyar. Teşkilatın kurucuları alelacele idama mahkum edilir.

İnfazlar, karardan 4 ay kadar sonra 27 Şubat 1948‘de gerçekleştirilir. Başkan Şuayip Aziz İshak, veznedar Ali Abdurrahman Ali, hakim Nazmi Ömer Yakup, saraç Adem Ali Adem idam edilirler. Yakalanan diğer 59 kişi ise 1 ile 20 yıl arasında hapse mahkum edilir. Bu yargılama biçimi ve sonuçları, Türk toplumunun oradaki varlığını ve geleceğini sorgulaması açısından önemli bir süreç olur. Çok sayıda Türk bu olay ve Rankoviç güdümünde yürütülen baskılar sonucu Türkiye’ye göç etmek zorunda kalır. Kısaca Yücel Teşkilatı yargılaması, bir olayın aydınlatılmasından çok Türklerin göç ettirilmesi için kurgulanmış bir oyundan ,bir tezgahtan başka bir şey değildir aslında.

Yücelciler, 1940’lardan sonra Makedonya topraklarında Türklerin milli varlıklarını, manevi değerlerini, örf adet ve geleneklerini korumak ve yaşatmak için kurulan Yücel Teşkilatı’nı destekleyenlerdi. 73 yıl önce 27 şubat günü  Makedonya’da bir grup Türk aydın kurşuna dizilir. Makedonya’da vuku bulan entelektüel soydaş katliamıdır bu. Maalesef pek kimsenin haberi olmaz bu durumdan.

Yücelciler ismi Türkiye’de çok sonraları duyulacaktır. Kendilerini Rahmetle anıyoruz. Mekanları cennet olsun İnşallah.

Kaynak: Boşnak Medya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Translate »