Kendimize Yetmiyoruz(!)

 Türk Milletinin en önemli özelliği kendisine yeten bir ülkeye sahip olmasıydı. Savaş zamanlarında kimseye muhtaç olmadan kendisine yeten bir millet olmayı başarmıştı. Bu gün ise, beslediğimiz ineğin yemini bile, dışarıdan satın alacak hale geldikten sonra, söylenecek söz kalmıyor elbette.

Tarımı geliÅŸtirmek için yapılması gereken atılımı ve açılımı, baÅŸkalarının üzerimizden para kazanmasına baÄŸlayarak geciktirip savsakladıkça, yarın suya bile muhtaç hale gelebiliriz. Suyumuzu da yabancı sermayeye teslim ettikten sonra, o sıkıntı da kapıda demektir. Temel ihtiyaçlarımızda da dışa bağımlılık bizi nerelere götürür? Allah bilir…

Ben kapitülasyonların kaldırılmasını sağlamak için verilen mücadelenin, bu gün ne kadar anlamsızlaştırıldığını gördükçe kahroluyorum.Gazetede okuduğum bir makalede, hangi gıda ürününü, hangi ülkeden aldığımızı sıralamış Yılmaz Özdil.

Biz, nasıl kendimize yetemez hale getirildik? Diye soruyorum her vicdan sahibine.

 Şu hale bakın;

BuÄŸday ABD

Mercimek Kanada

Mısırı Arjantin

Susam Sudan

Arpa Ukrayna

Bakla İtalya

Sarımsak Çin’den.

Ayçiçeği Rusya

Pamuk Yunanistan

Elma Åžili

Portakal Brezilya

Muz Panama

ViÅŸne Almanya

Ceviz Çin

Fasulye İran

Barbunya ABD

Soya Arjantin

Pirinç Avustralya

Nohut Meksika

Çay İngiltere

Kepek ABD

İnekler Hollanda ‘dan …

Bu katmerli kapitülasyon değil de, ne?