Yaş itibarı ile 30 yaş ve üzerinde sıklıkla görülen bel ağrısı, gençleri de dikkatsizlik yüzünden tehdit ediyor. Bu rahatsızlığı, toplumun her kesiminden insan farklı nedenlerle yaşıyor. Alttaki metinde bel ağrısının neden meydana geldiğini ve korunmak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini, önerilen çözümleri bulacaksınız. Çoğu zaman göz ardı ettiğimiz bel ağrısı, günlük hayatımızı etkilemeye yetiyor.
Umarım birilerine faydamız olur…

Belindeki ağrılar yüzünden oldukça sıkıntılı anlar yaşamış birçok insan tanırız. Denenip memnun kalınmış tedavi yöntemlerinin önerildiğine de şahit oluruz. Bunlardan bir kısmını biliriz, ancak önemli bir bölümünde de tıp dışı tedavi yöntemlerinin tercih edildiğini görürüz. Birine iyi gelen yöntemin, diğerinde beklenen sonucu vermediği ya da ağrılarını artırdığı durumda da yeni arayışlara girildiğine şahit oluruz. Falanca ilacı al, şu kadar gün yatakta yat, geçmezse fizik tedavi ol, o da olmazsa ameliyat gibi yaklaşımlar hastaları endişelendirmekte ve alternatif tedavi yöntemleri gündeme gelmektedir. Bu yüzden bel ağrısı ciddiyetle ele alınmalı, bel ağrılı hastaya yaklaşım da özel bir çaba gerektirmelidir.

Her an olabilir!

Bel ağrısı, kas-iskelet sisteminde fonksiyon bozukluğu oluşturan ve oldukça sık karşılaşılan bir sorundur. Toplumun yüzde 80inin yaşamının herhangi bir döneminde bel ağrısından şikayetçi oldukları bilinmektedir. Bel ağrısı bir hastalık değil, bir belirtidir. Bel ağrıları çalışan kesimi ileri derecede etkilemekte, gelişmiş ülkelerde ve dünyada ücret, iş gücü kaybı ve tedavi maliyeti gittikçe artan bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bel ağrısı, her an, herkeste baş gösterebilir. Bir sabah aniden yataktan kalktığınızda ya da çorabınızı giymek üzere eğildiğinizde de şiddetli bir ağrıdan yakınabilirsiniz. Daha önce önemli bir bel probleminiz olmadıysa bu ağrıyı anlamakta zorluk çekersiniz. Bel ağrısı, bazen aniden başlamayabilir de. Yavaş yavaş, şiddetlenerek artabilir ağrı. Hatta bir bacağınıza yayıldı, beraberinde de uyuşma ve karıncalanmayı getirdi. Bu durumda yapmanız gereken ilk şey, doktorunuza başvurmak olmalı. Bu şekilde ağrının kaynağını öğrenebilir, en etkin ve kısa sürede sizi günlük yaşama döndürecek tedavi yöntemini kavrayabilir, tekrar bu ağrıyla yüz yüze gelmemek için neler yapmanız gerektiğini bilebilirsiniz.

Risk faktörlerini yakından tanıyın;

Toplumda bel ağrısına rastlama oranı oldukça sıktır. Eğer her insan, yaşamının bir döneminde bel ağrısı riski altındaysa ağrıya yol açabilecek durumları yakından tanımalıdır.

1. Ağır kaldırma : Kaldırılan cismin ağırlığı ve işlemin tekrarına bağlı olarak risk artmaktadır.

2. Sarsıntı-titreşim : Kamyon, otobüs, minibüs, taksi, iş makinesi gibi taşıtları sürekli kullanarak sarsıntıya maruz kalmak.

3. Bazı sporlar : Jimnastik, futbol, güreş ve kürek gibi sporlarla uğraşmak.

4. Kişisel risk faktörleri

* 30 yaşın üzerinde olmak
* Bedensel olarak zorlayıcı işlerde çalışmak
* Kötü ve uzun süre oturma alışkanlığına sahip olmak
* Uzun süre öne eğik pozisyonda ders çalışmak, uygun olmayan sıra ve sandalyelerde oturmak
* Gebe olmak
* Sigara içmek
* Daha önce bel ağrısı geçirmiş olmak
* Tedaviye baÅŸlamada gecikmek
* Stres, depresyon ya da ruhsal bozukluklar yaÅŸamak, iÅŸinden memnun olmamak, takdir edilmemek

100′e yakın sebebi olan bel aÄŸrıları kısaca 2 gruba ayrılır:

1. Mekanik nedenler : İstirahatle azalan, hareketle artan bel ağrıları (bel fıtığı, kireçlenme, omur kaymaları, omur eğrilikleri, kas ağrıları)

2. Enflamatuar nedenler : İstirahatle veya hareketle ağrının özelliğinde değişikik olmayan grup (romatolojik, nörolojik ve kan hastalıkları, kanser, kırık, iç organ kaynaklı vb.)

Belirti ve bulguları siz de var mı?

* Belde ağrı ve kasılma
* Hareket kısıtlılığı
* Bacağa yayılan ağrı ve uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlük
* Topallayarak yürüme
* Vücutta bir tarafa çarpılma
* Bazen idrar tutamama

En gelişmiş yöntemlerle teşhis edilir.

Doktor, bel ağrılı hasta ile yapacağı görüşmede ilk önce, hem ağrının ne zaman ve nasıl ortaya çıktığını tespit eder, hem de risk faktörlerini belirler. Daha sonra muayeneye geçilir. Ağrının beldeki hangi yapılardan kaynaklandığı, sinir sıkışması varsa, ciddiyeti belirlenir. Tanı amacıyla röntgen filmi veya gerekirse BT (bilgisayarlı tomografi), MR (manyetik rezonans) görüntüleme yöntemleri kullanılarak hastanın eklemleri, bağları, sinirleri, omurgası ve omurlar arası diskin durumu tespit edilir. Diskte oluşan fıtıklaşma, diskin yırtılıp yırtılmadığı MR görüntüleme yöntemiyle kolaylıkla görülür. Bundan sonraki basamak hastanın tedavisinin düzenlenmesidir.

Uygun tedavi seçilmelidir

Bel ağrılarına yol açan sebepler uzman hekim tarafından teşhis edildikten sonra uygun tedavi programlanır.

* İlaç tedavisi :

Ağrı kesici, kas gevşetici ilaçlar sıkça kullanılmaktadır. Bunlar zedelenme bölgesinin tamirinin hızlanmasını sağlar. Ancak özellikle mide-barsak sistemi üzerindeki yan etkileri yönünden dikkatli olmak gerekir.

* İstirahat:

Artık bel ağrılı hastalara, uzun süreli yatak istirahati önerilmiyor. Aksine mümkün olan en kısa sürede hastayı yataktan kaldırarak günlük yaşama dönmeye ve egzersiz yapmaya motive etmek gerekiyor.

* Korse uygulaması:

Korse kullanımı çok ağrılı vakalarda kısa süreli olmak şartıyla zaman zaman uygulanabilir. Ancak hastanın korseyi alışkanlık haline getirmesi, kendine olan güvenini yitirmesine, kasların zayıflamasına ve esnekliğini kaybetmesine neden olacağından önlenmelidir.

* Fizik tedavi yöntemleri:

Hastaya uygun olanı seçmek koşuluyla derin ve yüzeysel sıcak uygulama, soğuk uygulama, elektroterapi, masaj, traksiyon (otomatik makinayla aralıklı bel çekme), egzersiz tedavisi, hastayı kısa sürede günlük yaşama döndürmek için en etkili ve güvenilir yöntemlerdir.

* Cerrahi yaklaşım:

Beldeki sinir yapılarının, hasar görmelerine neden olacak şekilde baskı altında kalması durumunda, diğer yöntemlerle iyileşmesi mümkün olmayan hastalarda sinir üzerindeki baskı ameliyat yoluyla kaldırılarak hastanın ağrılarına son verilir. Eskiden beri hastaların korkulu rüyası haline gelen bel fıtığı ameliyatları günümüzde korkulan bir ameliyat olmaktan çıkmıştır. Uygun endikasyon, yani doğru hasta seçimi halinde bel fıtığı ameliyatlarından fayda görme oranı çok yüksektir.

Kaynak: http://www.hayrunnisa.com
Uzmanların bel sağlığı için, uyulmasını istediği 40 tavsiye :

1- Herhangi bir ağırlık taşımanız gerekirse, yükü vücudunuza asimetrik olarak paylaştırdıktan sonra taşıyın. Cisimleri bir yerden başka bir yere taşırken, belinizin dik pozisyonda olmasına dikkat edin.

2- Ağır bir yükü kaldırmayı denemeyin. Kaldırmak zorundaysanız başkalarından yardım isteyin.

3- Hafif bile olsa bir yerden cismi alırken dizlerinizi kırın ve çömelerek alın, belden eğilmeyin. Yükü belinizle değil, bacaklarınızla kaldırın.

4- Bir eşyayı taşırken gövdenize yakın tutun.

3- Hafif bile olsa bir yerden cismi alırken dizlerinizi kırın ve çömelerek alın, belden eğilmeyin. Yükü belinizle değil, bacaklarınızla kaldırın.

4- Bir eşyayı taşırken gövdenize yakın tutun. Taşınacak eşya vücudunuza ne kadar yakın olursa, omurganıza binen yük o kadar azalacaktır.

5- İki kişiyseniz ve bir eşyayı iki ucundan tutarak taşımanız gerekiyorsa, birbirinize haber vermeksizin eşyanın ucunu sakın bırakmayın.

6- Ağır bir yükü belinizden daha yükseğe kaldırmayın. Hele bu yükü başınızdan yukarı kaldırmayı denemeniz tam bir felaket olabilir.

7- Ayaktayken belinizi sağa veya sola doğru rotasyon yaptırıp eğilerek yerden bir şey almayın.

8- Yük elinizdeyken dönmeniz gerekiyorsa, belinizle değil ayaklarınızın yerini değiştirerek dönün.

9- Ağır bir cismi bir yerden bir yere çekerek ve ya iterek tek başınıza götürmeyin.

10- Sandalye ve ya koltukta otururken dik pozisyonda olmaya gayret edin ve bunu alışkanlık haline getirin. Bu esnada diz eklemlerinizin kalça eklemlerinden daha yüksekte bulunmasında, ayak tabanlarının yere temas ederken düz konumda olmasında ve yere rahatça basmasında yarar var.

11- Yumuşak, alçak ve derin koltuklarda oturmayın. Stabil olmayan bozuk koltukların ve yumuşak iskemlelerin belinizi tehdit ettiğini unutmayın.

12- Sandalyede otururken ayaklarınızın altına bir basamak çekerseniz daha rahat ederseniz.

13- Abdest alırken, dişlerinizi fırçalarken ya da elinizi, yüzünüzü yıkarken lavaboya doğru eğilmeyin.

14- Her gün en az 15 dakika yürüyün. Yürüme mesafesini giderek arttırın.

15- Bir defa bel rahatsızlığı geçirmiş ve iyileşmişseniz, uzman doktorunuzun önerdiği egzersizleri aksatmadan yapın, çünkü düzenli egzersiz yapanlarda ağrının tekrarlaması daha seyrek görülür.

16- Sağlıklı olsanız bile her gün kaslarınızı güçlendirici egzersizler yapın.

17- Egzersizleri altında sunta ve ya tahta bulunan halı ya da battaniye gibi sert bir zemin üzerinde yapın.

18- Spor veya egzersiz yaparken ani ve zorlayıcı hareketlerden kaçının. Spora başlamadan önce mutlaka ısınma hareketleri yapın.

19- Egzersiz sonrasında şiddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa mutlaka bir uzman doktora danışın.

20- Günlük yaşamınızda ani hareketlerden sakının.

21- Her gün beyaz peynir ya da bir kase yoğur yemeyi veya bir bardak az yağlı süt içmeyi alışkanlık haline getirin. Güneş ışınlarından yararlanın.

22- Vücut ağırlığınızı sürekli kontrol altında tutun. Alınan her fazla kilonun vücudunuz ve beliniz için ilave bir yük olduğunu unutmayın.

23- Uzman bir hekime danışmadan bel korsesi kullanmayın. Çelik balenli korselerin uzun vadede bel ve karın adalelerini zayıf bırakacağını unutmayın.

24- Kesin teşhis konulup bel ağrınızın nedeni anlaşılmadan, belinizi asla çektirmeyin. Bunun bazen felce kadar giden sonuçlara yol açtığını unutmayın.

25- Üzüntü ve stresin bel sağlığınızı da olumsuz yönde etkilediğini bilerek, ruh sağlığınıza özen gösterin. Ailevi, sosyal veya iş hayatınızla ilgili problemlerinizi çözmek için gerekirse ilgili doktor ve şahıslardan yardım isteyerek köklü bir çözüme gidin.

26- Yüksek topuklu veya topuksuz ayakkabı giymeyin. Ayakkabılarınızı n topuklarının yüksekliği normal, ökçeleri yumuşak olsun.

27- Sandalye ya da koltukta otururken, bir cismi hafif dahi olsa öne doğru eğilerek yerden almayın.

28- Daha önce bel rahatsızlığı geçirdiyseniz, güreş, boks, judo, futbol, basketbol gibi mücadele gerektiren ve halter, jimnastik, golf, tenis gibi zorlayıcı sporlardan uzak durun. Bunların yerine yürüme yada yüzme gibi sporları tercih edin.

29- Raflardan kitap veya herhangi bir eşyayı alırken önce ayağınızın altına yükseltici bir şey koyun ve eşyanın hizasına yükseldikten sonra onu alın.

30- Otomobil kullanırken koltuğunuz sert olsun, arkaya dayandığınızda koltuk belinizi desteklesin. Uzun yola çıkarken belinizi ince bir yastıkla destekleyin.

31- Otomobile bindiğinizde, koltuğunuzu pedallara yakın olacak şekilde ayarlayın. Dizlerinizin, kalçanızın biraz yukarıda durmasını sağlayın. Aksi halde beliniz rahat etmez.

32- Uzun süre araç kullanmayın, kullanmak durumunda kalırsanız sık sık mola vermeyi ve bu esnada biraz yürümeyi tercih edin.

33- Yatağınız sert olsun. es ederken düz konuYattığınız zaman vücudunuz yatağa gömülmesin. Vücudu değişik şekillere sokan, stabil olmayan, yumuşak veya çöküntülü yataklar sağlıklı değildir. Altında sunta ile tahta olan yatakları ve üzerine yatıldığında omurganın fizyolojik kıvrımlarına uyum gösterebilen kaliteli ortopedik yatakları tercih edin.

34- Bilgisayar karşısında saatlerce hareketsiz veya uygun olmayan pozisyonlarda kalmak beli rahatsız eder. Bilgisayarda çalışırken başınız dik, beliniz ve kalçanızın arka kısmı destekli, köprücük kemikleriniz yere paralel durumda olmalı. Gözleriniz, ekranın üst hizasına yakın konumda ve ekranı tam karşıdan görebilecek pozisyonda bulunmalı. Kollarınız rahat, ön kol ve bilekleriniz aynı çizgi üzerinde yere paralel olmalı. Ayaklarınızı da bir destek üzerine koymanız daha iyi olur.

35- Daha önce bel rahatsızlığı izleri altında sunta ve ya tahta bulunan halı ya da battaniye gibi geçirdiyseniz, zıplama hareketi yapmayın ve yüksek bir yerden asla atlamayın.

36- Yürürken veya ayakta dururken vücudunuzun dik bir pozisyonda olmasına özen gösterin. Ağırlığınızı her iki bacağınıza eşit olarak paylaştırın. Ayakta dururken omuz ve kalçanızın aynı hizada olmasına dikkat edin. Doğru duruşta çene içeri çekilmiş, baş dik, sırt ve bel düzdür. Bu duruşta kulaktan yere indirilen dik çizgi, omuz ve kalçanın ortasından, ayak bileğinin önünden geçer. Ayakta dururken sırt kambur, bel çukur, karın öne sarkık, göğüs yassılaşmış ve çene öne çıkmış olursa bu duruş yanlıştır. Böyle bir pozisyon bele rahatsızlık verir ve iç organlar basınç altında kalır.

37- Tarlada, inşaatta, işyerinde, evde çalışırken veya kar kürerken beliniz aniden ağrımaya başladıysa, geri kalan işi bitirmek üzere gayret sarf etmeyip hemen istirahata çekilin. Sert bir zeminde sırt üstü uzanıp, dizlerimizi hafifçe bükerek bacaklarınızı yukarıya doğru toplamış vaziyette 15-30 dakikalık istirahat oldukça rahatlatıcı olur. Eğer bu süre sonunda durumunuzda iyiye gidiş yoksa, mutlaka doktorunuza başvurun. Hastalığınız esnasında istirahat süresinin uzun mu yoksa kısa mı olacağını önceden kestirebilmek çok zordur. Manyetik rezonans görüntüleme metodu uzman doktora bu konuda fikir verir.

38- Bel rahatsızlığı geçirdiyseniz, uçak yolculuğu sırasında ayağınızı rahatça uzatabileceğiniz bir yeri tercih edin. Uzun süreli yolculuklarda koltuğunuzu hafifçe arkaya yatırın ve belinizi ince bir yastıkla destekleyin. Yolculuk esnasında sürekli oturmayın, ara sıra ayağa kalkarak biraz yürüyün. Yolculuk bitiminde valizlerinizi tekerlekli arabaya koyarak taşıyın.

39- İş yerinde devamlı oturarak çalışıyorsanız, bu durumun beliniz için sakıncalı olduğunu bilin ve mutlaka ara sıra kısa da olsa yürüyüşler yapın. Çünkü oturur pozisyondayken belinize binen yük, ayakta olduğunuzdan belirgin şekilde daha fazladır. Yapılan araştırmalarda, günlük mesaisinin büyük bir kısmını oturarak geçirenlerde bel fıtığına yakalanma riskinin, ayaktakilere oranla daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Oturarak çalışırken belinizi ince bir yastıkla desteklemenizde yarar vardır.

40- Tek bir çeÅŸit bel fıtığı olmadığı gibi, tek bir çeÅŸit bel fıtığı tedavisi de yoktures ederken düz konu. Bazı bel fıtığı tedavisi için yalnızca ilaç ve istirahat yeterli olur. Bazıları ise fiziki tedavi ve bazı geleneksel tedavi türleriyle iyileÅŸir. Bazı bel fıtıkları da mutlaka cerrahi giriÅŸim gerektirir. Bu nedenle, elindeki tek bir tedavi çeÅŸidiyle tüm bel fıtığı hastalarını iyileÅŸtirdiÄŸini söyleyen ÅŸahıslara inanmayın, saÄŸlığınızı uzman doktorlara emanet edin”.